Bıçakta gördüğü yansıma kesinlikle beklediği şey değildi.
Girdiği beden olabileceği en berbat haldeydi.
Yarı-doğanların normal insanlara kıyasla ufak bir güç avantajına sahip olduğu bir dünyada, aralarındaki en sefil kişi gibi görünüyordu.
Çok solgun bir teni vardı.
O kadar solgundu ki, önceki dünyasında olsa veremli sanılırdı.
Bedeninde, ışık altında parlayan küçük, renksiz, ince pullar vardı. Bu bedenin anılarından hatırlayabildiği kadarıyla, bunlar sadece can korkusu yaşadığında ortaya çıkıyordu.
Aynı zamanda çok cılız ve ufak tefekti.
Ruhu, henüz yedi yaşına yeni basmış ama on yedi ya da on sekiz yaşlarında bir genç gibi görünen bir çocuğun bedenine girmişti.
Yarı-doğanlar normal insanlardan daha hızlı büyüyordu.
Böyle bir ortamda onu açık bir hedef haline getiren güzel yüzü ve parlak beyaz saçları dışında, temelde hiçbir şeyi yoktu.
Hatırlayabildiği kadarıyla, bazı yarı-doğanların iblis ebeveynlerinden gelen gerçekten havalı yetenekleri vardı ama onun yoktu.
Yerdeki ölü herifler kadar işe yaramazdı. Tek farkı hâlâ nefes alıyor olmasıydı.
Bir başka kişiyi bağırsakla boğan kişi ona doğru yöneldi.
Elinde, az önce birini öldürmek için kullandığı o aynı bağırsak vardı.
İlerledikçe elindeki bağırsağı sallıyordu.
"Sıçtık! Sıçtık!! Sıçtık!!!" Lenny tekrar tekrar küfretti.
Üzerine gelen şey, rahatlıkla onun boyutunun ve boyunun üç katı olan bir adamdı.
Ancak, izbandut gibi herifin boyut gibi şeyleri siklediği falan yoktu.
Bu adil bir savaş değildi. Hiçbir zaman olmamıştı ve asla da olmayacaktı.
Bu topyekün bir hayatta kalma maçıydı. En çok leş sayısına sahip ilk on kişi için ödüller bile vardı.
Büyük ya da küçük olması önemli değildi.
Ona doğru ilerleyen o iri adamın gördüğü tek şey, ödül için fazladan bir leşti.
Her şey çok hızlı gerçekleşiyordu ama Lenny tam olarak paniğe kapılmamıştı. Daha önce defalarca hayatının tehlikede olduğu durumlara düşmüş ve böyle durumlardaki şoklara karşı çoktan bir bağışıklık sistemi geliştirmişti.
Bıçağı almak için derhal yuvarlandı.
Ama yeteneklerini gözünde büyütmüştü. Bu beden fazlasıyla zayıftı. Zerre kadar kas gücü yoktu.
İlerleyen izbandut herif avından emindi ve Lenny'yi yakalamak için acele etmiyordu.
Diğer iri yarı-doğanlar onun ilerlediğini gördüklerinde, geçmesi için hep birlikte yol verdiler. Kimse onun ölüm listesinde olmak istemiyordu. Ondan vebalıymış gibi kaçıyorlardı.
Lenny'nin gözleri etrafta fır döndü. Ve sonra bir silah gördü.
Kesin olmak gerekirse, kırık bir uyluk kemiğiydi.
Hemen üzerine atladı ve bir top gibi iki büklüm oldu.
Daha önce Lenny'nin ölüm kalımı üzerine tartışan o iki iri yarı adam onun olduğu yöne baktı.
"Evet! Yolcu o!" diye ilan etti biri, diğeri de başını sallayarak onayladı. "Kimse D4023'ün gözüne kestirdiği biri olup da bunu anlatacak kadar yaşayamaz."
"Hmmm!"
Hâlâ dövüşmekte olan bazıları da Lenny'nin olduğu tarafa baktı ve birçoğu onun yolcu olduğunu anladı.
Bu hayatta kalma savaşında, onur ve haysiyet gibi değerler tıpkı bir tek boynuzlu atın boynuzu kadar kurgusaldı.
Lenny hâlâ yerde cenin pozisyonunda çömelmiş durumdaydı.
D4023'ün gözünde Lenny üzerine basılacak bir böcekti ve bir böceğin üzerine basan herkes gibi gardını indirmişti.
Bacağı Lenny'nin bedeninin üzerine basarken bakmadı bile. Ona kalsa sadece yürüyüşe çıkmıştı.
Ancak, bacağı Lenny'nin tenine değdiği an Lenny harekete geçti.
İri adam ona herhangi bir baskı uygulayamadan hemen önce hareket etti.
Bu hızlı bir hareketti. Başarması kolay değildi ama Lenny deneyimli bir suikastçıydı.
Rakibinin bacaklarının arasına yuvarlandı ve hâlâ toplayabildiği o azıcık enerjiyi kullanarak kırık uyluk kemiğini tutan elini, kasık bölgesini kapatan peştamala doğru uzattı.
Şırak!
Orayı boydan boya kesti. Taşak torbasından önemli bir taşağı koparıp aldı.
Ancak henüz işi bitmemişti. Saplamaya ve saplamaya devam etti.
D4023 acı içinde çığlık atarak iki büklüm oldu ama Lenny durmadı. Uzun bir sosis yapısı, diğer taşak ve torbanın geri kalanıyla birlikte koptuğunda bile yine de durmadı.
Alt bölgeden gelen kan yüzüne boşaldı, onu bir domates gibi kırmızıya boyadı ama yine de durmadı.
D4023 yere yığıldı ama Lenny hâlâ durmamıştı. Bunun yerine bunu iri adamın bedenine tırmanmak ve saplamaya devam etmek için bir fırsat olarak kullandı.
İşini şansa bırakmayacaktı.
Çoğu yarı-doğan, iblis veya şeytan ebeveynlerinin inatçı hayatta kalma doğasına sahipti.
Lenny bu herifin onun peşine düşme fırsatını bulmasına izin vermeyecekti.
Sonuçta adamı az önce hadım etmişti.
Lenny kemiği göğsüne sapladı.
Her ne kadar kullandığı şey kırık bir insan kemiği olsa da, reenkarnasyon sonucunda kesme becerilerinden zerre kadar bir şey kaybetmemişti.
D4023 bu veledi üzerinden çekip almak için elini kaldırdı ama Lenny böyle bir şeye izin verir miydi hiç?
Hedefini derhal adamın boynuna kaydırdı ve boynunu kesti.
D4023'ün taze kanı boynundan yüzüne fışkırdı.
Lenny'nin ölümü üzerine tartışan adamlardan biri defalarca "F999!!! F999!!!" diye seslendikten sonra ancak Lenny bahsettikleri kişinin kendisi olduğunu hatırladı.
Bu dünyada insanların isim ayrıcalığı uzun zaman önce ellerinden alınmıştı.
Lenny bunu çoktan unutmuştu.
Durdu ve başını kaldırdı.
Sessizlik!
Arenada mutlak bir sessizlik hakimdi. İster kalabalıktan ister Gladyatörlerden olsun, herkes duraksamış ve şaşkınlıkla ona bakıyordu.
Duyduğu tek ses sistemden gelen mesajlardı.
<Tebrikler! Günlük Görev Tamamlandı>
<+5 TP>
<+1 Çeviklik>
<+1 Güç>
<Tebrikler! Bonus puanlar>
<1 Bonus Leş için +5 TP>
<Kanla yıkandığın için +5 TP>
....
Tp: Tecrübe Puanı

Yorumlar (2)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bu seri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Yorum Yap
Bildirimler
Henüz bildiriminiz yok
Profil Ayarları
Kabul edilen formatlar: JPEG, PNG, WebP, BMP, TIFF
Maksimum boyut: 2MB
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!